>Dost

>İstanbulda insanlar bahçeye, domatesi dalından koparmaya muhtaçlar.Piknik için E-5 kenarlarındaki çimenlik alanlar , parklar kullanılıyor.İşte bu yüzden çok şanslı olduğuma inanıyorum.Çünkü istanbulda oturan biriyim ve istanbulun dış cephesinde kalan küçük tatlı bir bahçeye sahibim.

Beş sene önceydi heralde bahçeyi aldığımız zaman.Bir baraj gölünün yanında çamurlu , küçük bir arsa.Babam çok hevesliydi çünkü o küçüklüğünden beri bir bahçeye hasretti.Bu çamurlu arsayı bir cennete çeviren de oydu zaten.Çok emek harcadı, adam etti bahçeyi.Toprak doldurttu.Gittik çim tohumu aldık.Küçük bir de ev yaptık bahçeye.Badanasını kardeşimle ben attık.Her fidanını özenle suladık.Bir de baktık ki bahçemiz, içinde bulunan köyün gözbebeği olmuş , ışıl ışıl parıldıyor.

bahçenin manzarası🙂

Her pazar giderdik yakınlarda oturan tüm akrabalarımızı çağırırdık.Hatta yedek anahtarlar çıkardık bazıları için.Babamın tek amacı ” herkes mutlu olsun”du.Öyle de oluyordu zaten.Sonra birgün İSKİ’den bir karar geldi.Baraj yakını diye “yeni yapılan” tüm binalar yıkılacak! bizim o şirin evimiz , penceresine ipi bağlayıpip atladığım, tavanına üzüm bağları uzanan şirin evimiz yıkılacakmış.Ama mahalledeki diğer evler kalcak tabi, neden çünkü onlar yeni değil, daha az sıçıyorlar heralde.Zaten topu topu haftada bir gün geliyoruz.Yapacak birşey yok mecburan evin bir bölümü yıkıldı.Geriye bir tuvalet ve küçük bir mutfak kaldı.Öğrendik ki mahalleden biri şikayet etmiş bizi.Çocuktum anlamıyordum.Sonradan yıktıran İSKİ’deki kadının başka bir nedenden dolayı ( rüşvetten dolayı sanırım) hapse atıldığını duydum.

Sanki büyüsü biraz bozulmuş gibiydi bahçenin ama güzeldi yinede ya,biz zaten bahçemiz için ordaydık.Orada bir gün bile kalmadık zaten.Rahmetli babaannem ve dedem dışında orada kimse kalmadı.

Bir de köpeğimiz vardı😀 adı kontes.Benimle birlikte büyüdü.Güzel bir dişi oldu anında.Mahallenin köpekleri ona hasta.Bizi çok severdi.Ben o zamanlar lise giriş sınavına hazırlandığım için bahçeye gidemez olmuştum.Sınava az kala öğrendim ki çok havlıyor diye mahalleden bir adam mermi sıkmış kafasına ve çöpe atmışlar.Şuan bir köpek daha var.Kontesin yerini aldı mahallede, beyaz.Bizi o kadar çok seviyor ki , bazen insan olmaktan ve beni sevmesinden utanıyorum.Çünkü sadece pazar günü geliyoruz ama nasıl da mutlu, sevindirik oluyor anlatamam.Geçen gün bir çoban geçiyordu ve bunu da vurmalı dedi.Kan beynime sıçradı.Böyle bir toplum yapısına sahibiz işte , vur gitsin.

Şimdi bahçemize bizden başkası gelmiyor.Yol masrafı diye heralde.Ama hala bahçesinde gülleri yetişiyor, hanımelleri kokuyor.Domatesimizi biberimizi ekiyoruz yaza doğru.Uçsuz bucaksız gökyüzünü bir tek orada görüyorum. Gölün üzerindeki yakamozları sayıyorum çimlere uzanıp. seviyorum bahçeyi , bahçemizi.

-Hazal-

About hazellova

Hayallerin Peşinde Koşan Kız
This entry was posted in Anı, bahçe, istanbul. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s