>Çoban olacaktım puanım yetmedi

>Bayram’da iki yeri ziyaret ederiz.Birincisi Karadeniz’de İkincisi İç Anadolu’da.Bu bayramda da yine öyle oluyor.İlk önce Karadeniz’in yeşilliğinde köy evlerinden birindeydim .Her şey o kadar doğal ki.İstanbul’dan sonra yeşilin her tonu büyülüyor gözlerimi.Havası,suyu,toprağı çekiyor insanı kendisine.Nereye baksam gözlerim doluyor, “doğayı seviyorum,yaşamayı seviyorum ” diyorum kendime. Doğa aşığı olduğumu söylüyor kalbim cevap verircesine.

                                                                              ***

Buradaki evlerin altı ahırdır.Böylece kışın hayvanların ısısı yerden ısıtma yerine geçiyor.Eve girerken burun sızlatan bir tezek kokusuyla karşılanıyorsunuz.Ama şirin burunlarıyla o inekler yok mu, bide möö dedi mi tamam.Karşılama dediğin böyle olur işte.Bokumuzu yollarına serdik diyorlar.

Bastığın yeri döşeme deyip geçme sakın,düşün halı altında saklanan kedileri, basma a kadın.Bu mısralar bana yazılmış.Evde 6 tane kedi vardı.Halının altına giren bir kedi gördünüz mü? Ben ilk defa gördüm bi mallaştım.

Şansımıza, gittiğimizde bir inek dün doğum yapmış.Bir tane buzağı vardı ahırda.Pembe burunlu,çarpık bacaklı o kadar şirin birşeydi ki.

 Adları çok orjinal kedilerin.Mahmut adlı kedinin öyküsü çok ironik geldi lan.Kedi gelmeden önce bir kedi varmış adı mahmutmuş, benziyor diye adını Mahmut koymuşlar.Ama kedi dişi.”Mahmuut gel gızım mahmuut!” diye sesleniyorlar.Bi garipsedim, içim burkuldu.

 Yemekler şahaneydi ama.Off  herşey bahçeden toplanıp sofraya geliyor.Sütü desen kendileri sağıyorlar, yoğurdu kendileri , tarhanayı kendileri…her bişeyi kendileri yapıyorlar🙂 Kediler de kendilerine düşen payı alıyorlar elbet.

                                                         

 Evde teknoloji adına bulunan şey eski bir televizyon, başka birşey yok.Sanki farklı bir zaman dilimindeyiz veya zaman yokmuş gibi🙂 kafam karışıyor…(Duvarda bir deliği kapamak için heralde) 80’lerden kalma bir afiş yapıştırılmış duvarda.Tepede kurulmuş mısırlar var.Herşey eski , herşey tarih kokuyor, tabi birde tezek kokusu, o herşeyi bastırıyor.Kardeşim sarıldı bugün bana, “Hazal…inek kokuyorsun” dedi.Kendimi nedense möölerken hayal ettim.Süt sağma bölümüne gelmek istemedim, kısa kestim hayali.

                                                        

Şimdi ise Ankara’dayım.Burası bozkır bitki örtüsü üzerine uzanmış, sakin bir şehir.Her bayramda buraya gelmeme rağmen hala benimseyemedim.Ne bileyim, İstanbul’dan sonra, köy doğal geliyor Ankara bi yabancı. Anlamadım bu işi. Bir tek ben mi böyleyim acaba.

köy evindeki musluk ve aynadaki yansımam.

                                                   

Herkese bol çikolatalı bayramlar diliyorum :)

Çoban Kızı Hazal🙂
 

About hazellova

Hayallerin Peşinde Koşan Kız
This entry was posted in Anı, hazal, köy evi. Bookmark the permalink.

23 Responses to >Çoban olacaktım puanım yetmedi

  1. Ayşekız says:

    >Mahmut kız🙂 çok sevdim, dişi bir kedim olursa adını ya osman ya mahmut koyacağım. köy-ankara-istanbul hislerine o kadar katılıyorum ki

  2. Hazel says:

    >:D güzel fikir, Osman da fena değil.Bana katılmana çok sevindim, bunları paylaşmak beni çok mutlu ediyor🙂

  3. kendimce says:

    >ya çok güzelll!!bayram ziyaretine bizimm oralara gidemedik sanki köyümü ayağıma getirdin duygulandım birden,resimlerde çok güzel tam bizim köyün evleri ve manzarası saolasın;)=D

  4. Hazel says:

    >Çok teşekkür ederimm bu güzel yorum için :):)Evet aslında çok resim çektim de koyamadım buraya, kalabalık oluyor.Oraların havası apayrı…başka birşey var havasında🙂 Şipşak diye bir sayfa açtım yukarıya, birkaç resim de oraya koyayım olmazsa🙂 hazal

  5. Bugra says:

    >Buralarda yani oralarda.. Çok yok o bahsettiklerinden, ben olsam keyfini çıkarırdım ki umarım çıkarmı$sındır.. Zaman köyde ya$ama zamanı🙂

  6. Hazel says:

    >valla tam çıkaramadan Ankara'ya geldik işte.Ama bu kadar kalmak bile yanaklarımın al al olmasına yetti.Oksijen bol oralarda.Evet zaman köyde yaşama zamanı, doğru söylüyorsun🙂

  7. Rafet says:

    >sahip olmadıgım cok şey varmış anladım ..🙂 bu arada sütdemi sağdın yoksa o kadar derine inmedinmi ?

  8. Hazel says:

    >Aslında niyetliydim sağmayı denemeye de.Yeni doğum yapmış anne inekler biraz asabi olabiliyor yabancılara karşı😀 biraz tırstım anlayacağın…

  9. Rafet says:

    >o zaman bencede sağmadıgın iyi olmus aksam bültenin sonunda gösterdikleri o eglenceli haberlerde seni izlemek istemezdik🙂

  10. Hazel says:

    >Haklısın😀 inek yerine öküze gidecek kadar dalgınımdır😀 Muhetemelen millete alay konusu olurdum.

  11. zey0zey says:

    >fısfıfıffııf :p

  12. hmm says:

    >ay inanmıyorum.. benim bir kedim vardı o da sürekli benim yatak örtüsünün içine girerdi.. nasıl beceriyordu bilmiyorum ama bu yüzden az azar işitmedi benden😛 garip işler😀

  13. Hazel says:

    >:D demek ki bir tek bunlar garip değillermiş😀 zavallı mahmut,benim garip bakışlarıma maruz kaldı bu yüzden😀

  14. ezgilimelodi says:

    >Anlattıkların yabancı gelmedi:)Zira o köylerden birinde öğretmenlik yapıyorum:)Mutlu bayramlar

  15. Hazel says:

    >ne kadar güzel🙂 Sizin gibi vefalı öğretmenlere ihtiyacımız var🙂 size de mutlu bol şekerli bayramlar =)

  16. >Vay be eve bayıldım. Zaman durur, orda olsam da o anı hissedemem, tutulup kalır anca ayrıldıktan sonra değerini anlarım gibi geliyor. Her güzellikte olduğu gibi -di li geçmiş zamanla aramızdaki dostluğun getirdiği bir şey olsa gerek bu..Sevilemeyen bozkırın başkentinden saygılar (:

  17. Hazel says:

    >çok teşekkürler yorumun için🙂 demek ki aynı düşünüyoruz =) nickinizden aynı kafadan olduğumuzu anladım zaten =)şimdiki zaman ekini pek kullanamıyoruz doğru zamnanda.Ama zaten bunu yapabilenler yaşamın sırrını çözen insanlar.Umarım birgün -di lerden -yor lara geçebiliriz.saygılar🙂

  18. Pink Freud says:

    >O restoranda verilen ıslak mendiller gül gibi kokuyor, en güzel ıslak mendili kokladım ben orda😀

  19. dedimdi says:

    >fotoğraflar o kadar güzel ki nasıl özendim anlatamam!ev altında ahır olayı çok ilginç, ben de bu sene keşfettim onu. bir o kadar ilgimi çeken başka bir şey de bizdeki kiler olayı onlarda evin dışında bir yapı ("seren" diyorlar); dört tane direkle yükseltilip her direkle yapı arasında tepsi konulmuştu. fareler çıkmasın diyeymiş.

  20. Hazel says:

    >çok teşekkür ederiiim =)=) evet bana da çok ilginç gelmişti.Bakın ben seren'i bilmiyordum =)

  21. ysnbzdmr says:

    >son 3 fotoğraf çok iyi,

  22. Hazel says:

    >teşekkürleeer :)) yorumlarınız benim için çok değerli çünkü objektif bakıyorsunuz, sağolunn =)

  23. ysnbzdmr says:

    >saol elimden geldiğince uğradığım blogları yazanın hakkını vermeye çaluışarak baştan aşşağı okumaya çalışıyorum…

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s