>Okul sonrası, yanağımda gözyaşı

>

Bazen insan umutlarını çok küçük şeylere bağlar.Yüreğine söz geçiremediği zamanlardır bunlar.Güneşin parlamasına, eve döndüğünde annesinin güleryüzlü olmasına bağlıdır tüm mutluluğu.

Ben işte böyle bir insanım.Gün boyunca küçükcük birşeye odaklanır, olursa mutlu olurum, olmazsa günüm somurtmakla geçer.Elimden birşey alınmasından nefret ederim.Sahip olduğum birşeyin kaybolması, kederlerin en acısıdır.benim için.

İşte bugün de böyle oldu.Okuldan yeni döndüm, bugün tüm hayallerimi, umutlarımı eve döndüğümde evin önünde birkaç gündür dolaşan minik kediye adamıştım.Onu sevecek, fuşya rengi atkımla sarıp sarmalayacak, mırıltısını yüreğimde hissedecektim.Evde ona mama yapıp yedirecek, o tombul göbeğini okşayacaktım.Yeşil gözlerinde sahip olmanın ve anne şefkatinin huzurunu yakalayacaktım.

Servisten inip doğru evin önüne geldim. ( bu olaylar 10 dk. önce yaşandı ve ağlayarak yazıyorum bunları ) Küçük kediciğimi çağırmak için “pisi pisii” diye sesleniyordum, bir arabanın altından çıkıverdi, badi badi yürüyerek yanıma geldi.Hemen kucağıma aldım.Mırıldanarak,kollarımın arasında rahat bir duruş sağladı.Patilerini kolumun üzerine attı, gerindi.Sonra onu atkımla sardım.Birbirimizi ısıtmaya başladık.”işte bugün de böyle bitmeliydi” diye seviniyordum.Sanki lotodan para çıkmıştı.Yoktan varolan bir sevgi bağıydı aramızdaki.Bir bakmışım “benim birtaneem, canım pisiim ( genelde hayvanları severken çıkardıkları seslere göre severim. Pisiiim,Havımmm, Möööm, Meem, Vakııım gibi- evet psikopatın tekiyim tamam) demeye başlamışım hayvana, yani 15 dk. içinde ( evet 15 dk boyunca kapı önünde hayvanı kucağımda bir oraya bir buraya gezdirdim) hayvana bağlanıverdim.Sonra, kapıdan benim boyuma ulaşmış Arda’cım geldi. ( lolipop gözlüm- kardeşim – koca koca gözleri var lolipop gibi :P) elinde, süt, peynir, ekmek. Meğersem annem balkondan görmüş beni de yemek yollamış.Karnını bir güzel doyurduk falan.Herşey süper gidiyor-du.

Bir kız belirdi yanıbaşımda.Elinde ayakkabı kutusu.Dedim noluyor.Sevmeye geldi falan sandım.”Ne tatlı kedi değil mii” falan dedi yanımda.Sonra almaya geldim ben dedi ve yukarı doğru baktı, bizim alt katta oturan arkadaşına bakıyor ve gülüyor falan sıpastik hareketler içerisinde.Neyse,” kediyi almaya geldim” dedi ” ama ben bakıyorum, hemen mi alacaksınız “ diyorum, içimden anneme kızıyorum neden izin vermedi ki bu kediyi eve almaya diye, ben de tam annemi nasıl ikna edebilirim diye düşünüyorum.genç kız” yok hayır ben burada oturmuyorum zaten, bir kedim daha var evde, o yalnız kalıyor ben gidince onun yanına arkadaş olarak almaya geldim” dedi. Bir yandan evet, kedi ev buldu diye sevinmek istiyorum ama içim kan ağlıyor resmen.Kurtarmak için ” ya anlaşamazlarsa kediler ” falan dedim ama son çırpınışlar bunlar biliyorum, aslında ben vermiyorum desem alamazdı ama eğer annemi ikna edemezsem kedi dışarıda kalacak, napardım, hangi vicdanla yaşayabilirdim.Olmazdı.”veriyor musun” dedi kız.İstemeden, yüzüm bir karış asık ” tamam ” dedim. ” siz nerede oturuyorsunuz” diye sordum. ” ******” dedi. tam varoşların oturduğu semt.”Got damn it ” dedim içimden.Kediyi birdaha göremeyeceğim, pamuk tüylümü birdaha kucağıma alamayacağım.Sesim titreyecek diye korktuğumdan, tüm sözlerimi boğazımda düğümledim ve kediyi kıza doğru uzatmaya çalıştım. Kedi gitmiyoor . Arghhh ! o da bırakmak istemiyor beni.Kızdan nefret ettim nefreeeet ! son bir ümitle şunu diyecek gücü buldum, ” eğer anlaşamazlarsa yani ” yutkundum, ” geri getirceksin değil mi” artık ağlama noktasına gelmiştim ” tabi geitririm “falan dedi ama kolpa işte. Kediyi verdim.Sonrasını hatırlamıyorum. üzülme, gibi birşeyler dediğini hatırlıyorum kızın.

Sütü yarım kaldı kedinin, adını bile koyamamıştım…
Gitti…
 
Asansörlerin başında ağlamaya başladım, bir yandan da anneme kızıyor aynı anda da içimdeki ses beni, bunun çok saçma olduğuna inandırmaya çalışıyordu .Ama nafile, birine kızmaya, tüm hıncımı çıkarmaya ihitiyacım vardı.Dokuzuncu kata kadar ağladım.Eve girmeden önce gözyaşlarımı sildim ve zili çaldım.”Hoşgeldiin” diye bir karşılama yaptı annem her zamanki gibi.Hiçbirşey demedim, ayakkabılarımı çıkarıp odama gittim. Üstümü değiştim ve mutfağa yöneldim.Annem de oradaydı, ocakta pişen pilavı kontrol ediyor bir yandan da bana birşeyler söylüyordu. Meğersem annem kızı bile biliyormuş ! heralde o söylemişti ! Dedi ki bana ” hazal daha ne istiyorsun, kız alt komşumuzun arkadaşıymış ondan alırız haberleri hem kızın kedisi de varmış” yuh be! sanki dinleme aleti var kadında. Dokuzuncu kattan duyması imkansız, kesin kız anneme de anlattı başta bunları, hatta annem almasını söyledi ! Nefretle doldu kalbim.

Kızgınım, sinirliyim, hüzünlüyüm…
Sanırım tekrar ağlayacağım.

Biliyorum, şimdi buna niye üzülüyorsun ki, kocaman kızsın diyeceksiniz, işte bu yüzden yazının başında açıklama yaptım.Hadi gidip bir daha adamakıllı, mavi yazıyı okuyun.
 
Zaten bunlar yaşandıktan sonra, odama kapanıp ağlamaya ve notebooktan yazıyı yazmaya başladım.
Karnım gurulduyor, ama mutfağa gitmeye yüzüm yok.
Hem anneme kızgınım hem de onu üzdüğüm, kabahati onda aradığım için kendime kızgınım.
Nolurdu sanki herşey planladığım gibi gitseydi..

 
-KalbiKırıkHazal-

ps. Modem kafayı yedi, iki gündür internet yüzü görememiştim.Bugün hallolmuş işte.Yorumlara baktım, bu ruh halinden çıkarıvardiler beni, güzel yorumları için üç kişiye teşekkürü borç bilirim efenim🙂

Absalom

Baby Jeans

Deepblueeagle

p.s.2 :  bugün saat 5.30 da yazdım fakat yeni gönderebildim yazıyı.

Tıpkısının aynısı

About hazellova

Hayallerin Peşinde Koşan Kız
This entry was posted in Anı, hazal, kedicik. Bookmark the permalink.

12 Responses to >Okul sonrası, yanağımda gözyaşı

  1. Ayris says:

    >ben de kedi resmini görünce dünkü vahşetle ilgili mi diye düşündüm, neyse ki daha üzücü bir durummuş:/ hiç de saçma değil üzüntün, benim de böyle çok oldu hayvanlarla kopuşlarımda ağlamışlığım, ama dünya düzeni işte; bazen birileri (d)üzülüyor:/

  2. Hazel says:

    >Dünkü vahşet mi? Noldu ki? ( al işte kesin üzüleceğim birşey olmuş:/ ) hayvanlara herkesin vermesi gereken değeri göstermeye çalışıyorum.Keşke herkes üzerine düşen görevi yapsa da zavallılar sokakta, birinin almasını beklemek zorunda kalmasa, hemde kış günü:/

  3. Ayris says:

    >yanlış yazmışım:/ "daha az üzücü" diyecektim…dün geceki vahşet çok üzücü çok, içim parçalandı:(http://www.facebook.com/notes/hayvan-severler/lutfen-sonuna-kadar-okuyun-katiller-aramizda-yhsnin-dilekcesine-bir-imza-atin-/448737182569

  4. Hazel says:

    >hemen bakıyorum😦

  5. 8ex-en8 says:

    >Ben kedileri sevemiorum😦

  6. Dante says:

    >kedi var ya kedi über =)

  7. >üzülme bak bizi de üzdün.kıyamam.o kediye de.senin kalbine de.oluyor böyle işte.hayat.:)

  8. >bu arada sen de insana huzur veren yazılar yorumlar yazan bir insansın bi kere akıllım🙂

  9. Hazel says:

    >:):) teşekkürleer🙂

  10. Modafobik says:

    >Tanrım, o kadar içten anlatmışsınki gözlerim yaşardı ya.. Normalde çabuk duygulanan bi tip değilimdir ama şuan cidden kötü oldum baya .. Sana bitane kedi alasım geldi hehe🙂

  11. Hazel says:

    😡 ben hala unutamadım ya😦 başka kedi değil ki asıl sorun.Her yerde kedi var, ben O'na bağlanmıştım:/ Ama teşekkürler Tuna🙂 iyi hissettim şimdi.

  12. Profösör says:

    >Hazel benim sokak kedilerim var. Beni yüzmetre öteden sokağın başından gördüklerinde, kurşun gibi yanıma,yamacıma koşarlar. Yaşasın kedjler.. Yaşasın kedileri sevenler.. Yaşasın kedileri sevenleri sevenler..

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s