>Atlasak Bir Trene…

>Düşünün, hayatta istediğiniz herşeyi elde etmişsiniz.Maddi olarak durumunuz iyi.Etrafınız, sizden övgüyle bahseden insanlarla dolu.Akşam yastığa başınızı koyduğunuzda vicdanınızı rahatsız eden birşey yok.
Fakaat, bu kadar bolluğun içinde sanki birşey eksik.

  Hayatınızı anlamlandıracağınız, uğruna savaşacağınız hiçbirşey kalmamış, zaten elde edebildiğiniz herşeyi elde etmişsiniz.Ama manevi olarak ruhunuzda büyüyen koca bir delik var ve bu sizi huzursuz ediyor.

Herşeyi bırakıp, eksik olan şeyi aramak için yollara düşer miydiniz?
Bir otobüse atlayıp uzaklaşır mıydınız içinde bulunduğunuz hayatın?
Belki de eksik olan şey yakınınızda, fakat siz onu bir türlü bulamıyorsunuz.

İşte size Mim konusu.

Ben ne mi yapardım,

Hayatta herşeyi elde edip de evde çocuğunun mürvetini bekleyecek kadınlardan olabileceğmi hiç sanmıyorum.Zengin bir kocayla evlen, evini döşe , iki de çocuk yap.Evde otur.Aslında bu yaşam belki çoğu kadına cazip gelebilir, korunma içgüdüsünün bir getirisidir belki de, ama bana sökmüyor işte !

 Eğer ben hayatta her istediğimi tamamlamış biri olsaydım,ölürdüm.Yaşayan bir ölü olurdum.Çünkü herşeye sahip olmak demek, artık hayal kurmaya ihtiyacın kalmaması demek.Olan hayaller de sıradan ve bayağı olurlar.Ben böyle bir yaşamın içinde olmak istemiyorum.

 Dışarıdan bakıldığında, gayet sakin ağırbaşlı bir görünüşüm var.İnsanlarla konuşurken – özellikle yaşıtlarımla- böyle suratıma bön bön baktıkları sonra da ” hazal böyle entel entel konuşma ya ! ” veya ” sen böyle konuşunca kendimi salak gibi hissediyorum” dediklerini bilirim.Artık alıştım.Yaşıtlarımın beni anlamadıklarının farkındayım.Ama her ne kadar düşünce yapısı itibariyle birkaç yaş daha büyük olsam da, içimde boyumun uzunluğundan dolayı bastırılmış bir çocukluk var.Oynadığım çocuklar benden her zaman 2-8 santim arası kısa olmuşlardı.Dolayısıyla erken olgunlaşmak zorunda kaldım. “hazal çocuk gibi davranma, hazal zıplama, hazal şu hazal bu ! ” bunları duymaktan o kadar usandım ki mecburen yaşımın çocuğu olmaktan vazgeçtim, kendimi kitaplara verdim.Şu an boyum 1.75 ve bir kıza göre fazlasıyla uzunum.

 İşte içimde kalan bu çocuksu ruhla birleşen duygusal yoğunluğum, asi, boyun eğmeyen yapım dolayısıyla fazlasıyla özgür bir tip oldum çıktım.Ama dedim ya bunların hepsi benim içimde olan şeylerdi, yine olgun görünmek zorunda kalıyordum.Şimdi ise durum değişti ve yaşıtlarım sonunda benim olduğum evreye varabildiler.Ben de özgürlüğümü ve asiliğimi doya doya yaşıyorum.

 Diyelim ki gerçekten de herşeyi elde ettim, bırakıp gidebilir miydim?  Elbette! yani sorulacak soru mu bu şimdi, anlattıklarımdan sonra! [ kendisi sorar sonra okuyuculara kızar ]

Alırdım üç beş parça birşey yanıma.Madem maddi durumum iyi, kredi kartım da vardır heralde.Onu alırdım, telefon falan da almazdım.Bir otobüse veya trene veya gemiye artık her ne olursa biner, rastgele bir yer seçer giderdim.Zaten, Dünya’yı dolaşmak, farklı kültürler, farklı lisanlar öğrenmek en büyük isteklerimden biri.Tam yerinde bir seçim olurdu böylesi.

Otostop da bir yöntem tabi.Sağ çıkabilirsen.

Gemi veya tren yolculuğu.Mmm çok nefis.

Sonra param bitince de tıpış tıpış evime dönerdim o ayrı. Maymun iştahlılığımın bedeli.
Ama hayali bile güzel, öyle değil mi?

Sizinkileri bekliyorum,

Mimik !

8ex-en8
*Ayris*
Baby Jeans
Absurd Diary of Pixilated Bitch
Hayatımda yaşadığım her Bok
Kendimce

About hazellova

Hayallerin Peşinde Koşan Kız
This entry was posted in hazal, Mim, yolculuk. Bookmark the permalink.

9 Responses to >Atlasak Bir Trene…

  1. >Tren yolculuğu çok iyi oluyor böyle durumlarda🙂

  2. Tanrıça D. says:

    >Evet, yavaş yavaş ama manzaralı.Hem otantik bir hava da veriyor.Tren en keyiflisi aralarında.Güzel bir yazı olmuş ellerine sağlık hazelcim🙂

  3. Ayris says:

    >cepten cevap yazamadım bir türlü:/ bu konuyu hep düşünmüşümdür ben de, cevabımı veririm artık:)teşekkür ederim beybi mim için^^öperim**

  4. Hazel says:

    >Birşey değil canım, ne zaman yazabilirsen🙂 ^^

  5. Profösör says:

    >"Uzaya yolculuk var da geride kalan ben miyim yoksa?"

  6. kendimce says:

    >-ayyy hazal yaa entel entel yazmışın yine:):)-arkaaşlarım bana da der bu-entel- lafını ama bazen bende sinir olurum,benim düşündüklerimi düşünmedikleri veyada düşüneMEdikleri için:) mim için ayrıca teşekkür ederim en kısa zaman da bende yazacağım.. öpüldün(L)

  7. Hazel says:

    >@Profösör : Valla herkes bir yerlere gitme peşinde :)@Kendimce : canım, entellik konusunda tek olmadığıma sevindim valla.Yazını bekliyorum ^^

  8. >Ben daha yeni gördüm bu mim konusu :)Çok sağol canım ben hemmen yazıyorum mim şeysini.öptüm🙂

  9. Hazel says:

    >Tamam canım :)Ne zaman müsait olursan yaz, bekliyorum ben :)ben de öptüm ^^

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s