>Anıtkabir Hatırası Düşlerimde Saklı

>

Beş veya altı yaşındaydım Anıtkabir’e ilk gittiğime.Annem saçını arkadan topuz yapmış, İçimi o yağmurlu havada ,sıcacık yapan kahverengi bir ceket  giymişti.Benim üstüme de sarı bir yağmurluk geçirmişti.Yavru ördeklere benziyordum yani.O zamanlar anneme aşağıdan bakıyor, elini tutmak için yukarı doğru uzanmak zorunda kalıyordum.Şimdi o kadar komik kalıyor ki bu ufak ayrıntılar.Artık annem benden kısa çünkü.

 Küçüklüğüm aynı Tom Cruise ile karısı Katie Holmes’un bıcırık veletleri Suri’ye benzer.Saç stili, duruş, mimik herşey tıpatıp aynı.Yani gazetelerde falan resmini görünce şaşırıyorum, beni koymuşlar gibi seviniyorum falan. ( tamam abarttım).

Suri

 O gün benden sadece bir yaş büyük kuzenim Tiki ile birlikte gitmiştik.Çok etkilenmiş olmalıyım ki, daha Ata’mızın Türkiye için yaptıklarını bilmezken, mezarını ziyaret ettiğim adamı daha tam anlamıyla tanımazken, hüngür hüngür ağlamaya başlamıştım.Koca sütunlara yaslanmış, içten gelen gözyaşlarımla yüzümü ıslatıyordum.Kuzenim de benden etkilenip yüzünü buruşturmaya başlamıştı ki sakinleşmiştim.Bunun gibi küçük hatıralar belleğimde yer edindiğinde o zamanın tüm dokularını da kaydediyorlar.Yani, hava, annemin elbisesi, kendim, anıtkabirde olan insanlar, kokular…Hepsi bu küçük detaylar sayesinde kalıyor zihnimde.

 Ben, Türkiye’de doğmadım.Yurtdışında doğdukları için genelde insanlar övünürler, yani anlayamıyorum, sanki burada doğmak kötü birşeymiş gibi.Bense tam tersi burada doğduğu için kardeşime hep imrenmişimdir.Ne yazık ki değiştiremeyeceğim birşey bu.İlkokulda birgün sınıfımızda slayt gösterisi yapıyordu öğretmenimiz, Çanakkale Savaşı’ndan  bahsediyordu slayt.Bilmiyordum olanları, yeni öğreniyordum tarihi… Birden , “ben Türk’lere kötü davrandıııım böhüüüüü “” ben İngiltere’de doğdum onlar da askerlerimizi öldürdüler böhüüüü” falan salya sümük ağlamaya başlamıştım.

***

Heralde bunların etkisinde kalarak o sıralarda bir rüya görmüştüm, her ayrıntısıyla zihnimde yer edindi bu rüya.Unutmak istemediğim aksine hep hatırlamak ve birilerine anlatmak istediğim bir rüya bu.

” Anıtkabir’in kapısındaydım, hava açık, gök masmavi.Ama bir askerin dışında Anıtkabir’de  hiç insan yok.Süzülerek Ata’nın kabrine doğru yürüyorum.Çelenk konulan o büyük taş sütunu eskiden ben mezarın kendisi sanardım.Onun arkasına doğru yürüyorum ve.. o da ne! Bir kapı var.

 Kapıyı açtığımda karşımda eski bir karyola duruyor.İnce bir nevresim örtülü, özenle toplanmış.Yanındaki sehpada eski bir radyo ve ince bir vazo var, içindeki çiçekler taze.Tam Atatürk’ün ölmediğini hala yaşadığını düşünüyorum ve seviniyorum ki… Arkamı döndüğümde kapının girişinde Atatürk beliriyor.Heyecanlı, sevinçli ve uzun zamandır kimseyi görmemiş birinin edasıyla bakıyor bana.Sanki beni bekliyormuş da sonunda gelebilmişim gibi.Ağzını açıyor bana tam birşey söyleyecekkkk…”   uyanıyorum.

Ne diyeceğini merak ederek geçirdim yıllarımı.Bilemiyorum, keşke uyanmasaydım da ne dediğini duysaydım.

-YaİşteBöyleBirÇocuktumBen-

About hazellova

Hayallerin Peşinde Koşan Kız
This entry was posted in Anı, Atatürk, hazal, İngiltere. Bookmark the permalink.

9 Responses to >Anıtkabir Hatırası Düşlerimde Saklı

  1. 8ex-en8 says:

    >ingiliz kızı way…

  2. Hazel says:

    >İşte böyle denmesine sinir olurum, öyle birşey yok çünkü.Bir alakam yok bir kere.

  3. Mia Wallace says:

    >ya ne kadar güzelmişsin sen o zaman..

  4. JG ~ says:

    >Seni çok iyi anlayabiliyorum şu an. Ben burada doğdum ama annem ve babam Bulgaristan'da doğduğundan "Bulgarsınız siz bir kere" gibisinden salakça şeyler diyenler oluyor arada. Kan beynime sıçrıyor resmen. Ne mutlu Türk'üm diyene!

  5. >belki ben senin gibi duyarlı gençlere emanet ettim aslında bu yurdu, diyecekti :)karyola, vazo, radyo, çiçekler…annenin elbisesi, topuzu…hem yürekten hem de şair ruhlu, incelikli iki anı ve etkileyici anlatım yine. :))sanatçının uzun boylu bir genç kız olarak portresi (joyce)

  6. Hazel says:

    >@Mia Wallace : valla göreceli birşey şu güzellik.Ama çok teşekkür ediyorum :)@JG: evet işte ben de bundan bahsediyorum.Evet ne mutlu Türk'üm diyene ve bunu yürekten hissedene :)@deepblueeagle: keşke duyabilseydim işte :)beni çok şımartıyorsunuz ama , sizin kadar ince ruhlu olamam gerçi :)çok teşekkür ederimm :)p.s. bu yorumu okulda, kahvehaneye dönmüş bilgisayar lab.nda, f klavye ile yazmış bulunmaktayım.Kim bulmuş lan f klavyeyi, damn shit !.

  7. JG ~ says:

    >ahahahahah f klavyeye alışınca çok hızlı yazılabiliyormuş aslında. hatta alışmış kullanıcılar yazarken tuşları kırıyormuş hızlı yazmaktan, o derece. bi ara arkadaşım da f klavye almış onu kullanıyordu o denli hızlı yazabilmek için ama sonra noldu hatırlamıyorum:D

  8. Hazel says:

    >işte başta Q'ya alışınca çıldırıyor insan F de. Bir de okulda hepsi F ! Bazı arkidaşlarım tuşları çıkartıp Q ya göre diziyor ayarını yapıyorlar😀

  9. Telekinesis says:

    >şu yaşıma geldim halen gidemedim. saygı duruşunda okudum.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s