>Haydi Hazal’ı tanıyalım.

>Mim

Sevgili Rory,
Ne de güzel bir mime etiketlemişsin beni.
Çok teşekkür ederim.
Cevaplayabildiklerimi cevaplayacağım ehem.

Kaç yaşınızdasınız?

Şimdi bu soruyu enine boyuna düşünelim.

Tamam.
Şimdi bunu şöyle toparlayalım.

Hah.
Sonuca bak.
Gelgelelim ki,
Kafamın içindeki Hazal’a yönelelim.

Beynim neden farklı çalışıyor benim?

Bilemiyorum.
Sanırım 23-30 arası bir yaşta.

Bazen şöyle dediğimi duyuyorum,
Gençleri görüyorum, ” ah nolacak bu gençliğin hali, kimlere bırakıyoruz vatanı ? ” diyorum.
Veya altmışlardan bahsediliyor,
Hemen eskilere dönüyorum… aaah ah’lamaya başlıyorum.

“Gençken ne çılgındım bir bilseniz yavrularım” diyesim geliyor.
Sonra olmayan bir gençliği nasıl anlatabileceğim üstüne kendimle uzun bir söyleşiye geçiyorum.
İçten.

İsminizin son harfi ne?

Blogu açarken ismimi saklama gereği duymadım.Soyadımı bilen de çok az kişi var.Bir ya da iki tane.Hayır benim için problem olmaz kesinlikle, çünkü buraya ne yazıyorsam, ne paylaşıyorsam burada, zaten herkesin görmesini göze almışım demektir.Bir şeyden çekinmeme de gerek kalmaz.

İsmimin son harfi de L oluyor bu yüzden.

İsmimi seviyorum.
Hazal. Belki çok estetik bir ad değil fakat anlamı güzel, yazılışı değişik.
Hem bilinen hem de az kullanılan bir isim.

En sevdiğiniz renk?

Bu konuda çok düşündüm.Acaba benim en sevdiğim renk ne diye…
Bulamadım.
Her rengin benim için ayrı bir hatırası var.
Benim beynim renklerle çalışıyor çünkü.
Ha bir de güneş enerjisiyle çalışan bir hafızam var.
Güneşin yüzüme nasıl yansıdığına bakarak hatırlıyorum eski zamanları.
Renklerde de durum böyle.
Mavi beni minnacık yapıyor gibi hissederim.Siyahtan daha soğuktur bana göre.
Aynı zamanda evimdir mavi.Maviye bakınca rahatlarım, kendimi dolgun bir boşlukta hissederim.
Tamam fazla edebi bir dil kullanmadan söylersek , suyun içindeymiş gibi hissederim yani.

Ama turuncu aklımda yer edinmiş bir kere.Birisi en sevdiğin renk nedir? diye sorarsa turuncu diyorum.
Bağdat Caddesinde oturduğumuz zamanlarda ( ki budört beş yaşıma tekabül etmektedir) anneme en sevdiği rengi sormuştum.O da Turuncu demişti.Benim de öyle! demiştim.Ben de en çok turuncuyu seviyorum anne!

Boyunuz kaç?

Iım öhhöm.
Bu soruları bana özel mi seçtiniz kuzum?
Boyum 1.75… ti en son.
Muhtemelen hala öyledir veya 1.76 olmuş olabilirim.
Aslında bu boy güzel bir boy.
Fakat çevrendeki insanlara göre kendini kıyaslıyorsun istemesen de.
Ve genelde kızlar 1.65-1.72 arasında oluyor.
E haliyle kendimi aşırı uzun hissediyorum.
Topuklu giymek yok!
Makyaj yapmak yok! ( çünkü boyun uzun olduğundan yüzünü saklayamıyorsun okulda)
O yok bu yok.
Yasaklamalar, sınırlar.
En sevmediğim şey.
Aman!
Öf.

Ailenizin kaçıncı çocuğusunuz?

Ne yazık ki ilk çocuğuyum.
İyi tamam güzel ” ilk göz ağrımsın” falan da…
Hadi lan oradan!
İlk tecrübeler için kobay oluyorum resmen.
Yok efendim, acaba büyüyünce ne olacak?
Aa kızımız birinden mi hoşlanıyor, bu normal mi acaba?
Bu yaşta ne süsü ne püsü!
Mezuniyet mi, e napıcaz?
ne napması ya?
Teyallam.
Lütfen, dostlarım.
Çiftlere zorunlu ders aldırın ilk çocuktan önce.
Ben yaşadım başkaları yaşamasın , bıktım.

En sevdiğiniz şarkı?

Çok zor bir soru, gerçekten.
O kadar masum durduğuna bakmayın.
O kadar şarkı var,
Seçemiyorsun birini.
Ama aklıma gelen, yaşamımda yer edinmiş bir iki  parçayı söyleyebilirim sanırım.

Birincisi My Heart Will Go On. Kimin değil ki?
Küçükken, arka koltukta kardeşimle itişmediğimde, şarkıları takip ederdim.
Ya da bizimkilerin sırf biz anlamayalım diye ingilizce konuşmalarını dinlemediğimde.
-Sanki bilmiyoruz öhöm.Anlıyorduk bir şeyler.
Ays krim denilince hangi çocuk anlamıyor bu zamanda?-

Bir gün yine gidiyoruz,
Bir parça çalmaya başladı.Sekiz dokuz yaşındayım.
Ağlamaya başladım.
Çok etkilenmiştim, deniz kenarından gidiyorduk.
İşte o şarkı bu şarkıydı.
Filminin olduğunu öğrenince çok sevinmiştim.
Titaniği izleyince üç misli ağlamıştım.
Hala da ağlarım.

İkinci bir şarkı ise İmagine. Bu şarkının bana hissettirdiklerini anlatmam çok zor.
Bir Lennon klasiği.
Bayılırım.Ayrıca…neyse.
Yakın zamanda bana hissettirdikleri  farklılaşmıştı.
Şimdi ise, sadece İmagine.
Ve böylesi çok daha iyi, sanırım.

Bir gün hippi gibi giyinip Sultanahmet’te dolaşacağım.
Bak buraya ( el yalanır) yazıyorum ( klavyeye sürülür)

Sizce sarışın mı esmer mi?

Bence dostluk kazansın.
Savaşma seviş demiş atalarımız.
Doğal olan kazansın.
Bu arada niye kumral da oylamaya alınmaz ki ?
Bence ikisinden de iyi.
Esmer gibi koyu değil.
Sarışın gibi kızarmıyor.

* evet ben bir kumralım.

Sigara Kullanıyor musunuz?

Hayır, ağzıma sürmedim daha.
Umarım içmem.
Zaten vücuduyla konuşan birinin bunu yapabileceğini sanmıyorum.
“Ah üzülme elim, şimdi ısıtırım ben seni”
“Özür dilerim mide bey, sonuncuyu yememeliydim, soda ister misiniz?”
“Tamam rahmim geçecek, bak tertemiz bir güne başlıyorsun.Ne kadar güzel değil mi🙂 “
ve benzeri.

Arghh tamam.
Çok ciddi sorunlarım var benim.

Alkol?

Ehem,
Alkool, bir derece olabiliyor.
Yani çok sık içmem.
Özel tarihlerde içerim sadece.

Çayı fincanda mı içersiniz çay bardağında mı?

Ah, , ikisinin de zevki ayrı ama,
O ince belli bardağım varken gidip de fincanla niye içeyim ki?

Çok sık içmem zaten.
Misafirliğe gidildiğinde içilir çaylar bizim ailede.
Yeşil çay içilir , o da kocamaan bardaklarla.
Çok sıcak da içmeyiz.
Şeker desen, evde yok.
Çayda şeker kullanmayı çok uzun süre önce kestik.

Mimik!

Yeni takipçilerden seçmek istiyorum, bir değişiklik yapalım🙂

Morfinli Ekmek
Dr Furkanstein
Süper İnce Parlak Çorap
Elip
Desdemona

Bir de,

Mia Wallace
Memento Mori
Nam-ı diğer Bıcırık
Jove

🙂

About hazellova

Hayallerin Peşinde Koşan Kız
This entry was posted in hazal'ı tanıyalım, Mim, ne saçma bir insanım yahu. Bookmark the permalink.

15 Responses to >Haydi Hazal’ı tanıyalım.

  1. Aquamarine says:

    >"Sinestezya" diye bir kitap var. Bilmiyorum, okudun mu? Aslında çok farklı bir yorum şeklin var. Renklere farklı anlamlar yüklerim deyişin şüphelenmeme sebep oldu. Sinestezik insanlar hep ilgimi çekmiştir. Öylesin demiyorum ama hafif bir eğilim var sanki. :):)Bu güzel birşey.🙂

  2. Hazel says:

    >yok hayır okumadım ama kendimle ilgili gerçekleri bir başkasından duyuyormuşum gibi hissettim.teşekkür ederim, hemen bakmalıyım eheh.:)

  3. Mr.E says:

    >Uzun zamandır bu kadar keyifli bir mim okumamıştım, özellikle yaş hesabına bayıldım🙂

  4. Hazel says:

    >:) eheh çok teşekkür ederim.Evet yaş hesabı…oof of.:)

  5. >YAZINA ŞÖYLE BİR BAKABİLDİM ÇIKIYORUM DÖNÜŞTE YORUM BIRAKICAM BİRİCİĞİM..;)

  6. >seni napmalı tatlı shey.

  7. >mim olduğunu niye söylemedin ki🙂 yazmaya koyulayım şimdiden..

  8. Hazel says:

    >mary, tamam çiçeğim :)deep, eheh. valla bilemedim :)sevin beni, şefkat gösterin.Benim de kalbim var, ben de insnaım :(:P

  9. Hazel says:

    >ahah manyak.yazıyor ya işte😛

  10. >Yani sadece bir tanıtılış gibi duruyor başlığı ile, ancak okumak bir zevkti🙂 memnun oldum😉

  11. Hazel says:

    >beğenmenize sevindim efenim :)bu tür mimlere kendimden birşeyler katmazsam yazmamın bir anlamı kalmaz diye düşünüyorum.

  12. >-yaşının hesaplarken embriyon dönemini eklemen hoş ama sen daha da eskilerde başlamışsın zaten yaşamına..ya da zamanda yolculuk yapan hızlı bir genç kızsın(senden başından beri şüpheleniyorum zatiii)–boy dedinde;SELVİ BOYLUM AL YAZMALIM filmini seninle çekmek istiyorlarmış duydun mu? :*-my heart will go on u sevmesen şaşardım..;)-hah bir Sultanahmette hippy olmadığın kaldıydı..-Sigara,alkol çayda – şeker güzelsağlıklı bir genç olduğun belli..-içecekler ne çok soğuk,ne de çok sıcak içilmeli onuda doğru yapıyorsun.. BİLİYORDUM SENİ BOŞUNA SEVMEDİĞİMİ..;))

  13. Profösör says:

    >Doyurucu bir mim cevabı.. Emeğine sağlık. tam senden beklendiği gibi cevaplamışsınız..

  14. >yok yok biz kesin ruh eşi falan olmalıyız vallahi..yaş konusunda sana katılıyorum.. zaten bizim yaşımız falan olamaz.. ben diyim 1150 sen de 2000 yaşında varız biz :)bu arada ikimizin de isminin son harfi L imiş bu da dikkatimi çekmedi değil..kumral bakış açımız da aynı..sigarayı ben de kullanmam ama alkol özel günlerde içilir :))efendime söyliyim..şu hippi olayına el atmalıyız derim ben şahsen kesinlikle :))sadece boy konusunda eziklendim.. oha hatunum naptın sen.. sulak yerde mi yetiştirdiler seni.. ama iyi iyi.. hayallerimdeki hazel de öyle birisiydi zaten.. divan edebiyatındaki selvi boylu kız tasviri :))eheh mutlu oldum bak şimdi daha çok🙂 özleyeceğim seni.. evet evet.. kesinlikle🙂

  15. Hazel says:

    >ah memento ah.bayağı benziyoruz desene.:)

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s